İSTATİSLİKLER
Ana Sayfa > Seçtiğiniz Site Kısmı > 


Türkiye ile Ticaret

Genel Durum

İran, Bakanlığımız tarafından 2014-2015 döneminde Hedef Ülkelerinden birisi olarak belirlenmiştir.

İran ile 1996 yılında 1 Milyar Dolar civarında olan dış ticaret hacmimiz, 2008 yılı itibarıyla 10 Milyar Dolar’ı aşmıştır. Türkiye aleyhinde seyreden dış ticaret dengesi, İran’dan doğal gaz ithalatı ile birlikte son yıllarda daha da artmış ve 2013 yılı itibarıyla 14,6 Milyar Dolar’ın üzerinde gerçekleşmiştir.  2014 yılında ise 13,7  milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşılmasına rağmen iki ülke arasındaki dış ticaret dengesi Türkiye aleyhine ilerlemektedir. 2015 yılında iki ülke arası dış ticaret hacminde azalma gözlenmiştir.

Türkiye-İran Dış Ticaret Değerleri (bin Dolar)

Yıllar

İhracat

İthalat

Hacim

Denge

2000

235.785

815.730

1.051.515

-579.945

2001

360.536

839.800

1.200.336

-479.264

2002

333.962

920.972

1.254.934

-587.010

2003

533.786

1.860.683

2.394.469

-1.326.897

2004

813.031

1.962.059

2.775.090

-1.149.028

2005

912.940

3.469.706

4.382.646

-2.556.766

2006

1.066.902

5.626.610

6.693.512

-4.559.708

2007

1.441.190

6.615.394

8.056.584

-5.174.204

2008

2.029.760

8.199.689

10.229.449

-6.169.929

2009

2.024.863

3.405.986

5.430.849

-1.381.123

2010

3.044.177

7.645.008

10.689.185

-4.600.831

2011

3.589.635

12.461.532

16.051.167

-8.871.898

2012

9.921.602

11.964.779

21.886.381

-2.043.177

2013

4.192.776

10.383.117

14.575.893

-6.190.341

2014

3.886.735

9.833.329

13.720.064

-5.946.594

2015

3.665.217

6.096.265

9.761.481

-2.431.048

2015(1-10)

2.985.177

5.234.999

8.220.176

-2.249.822

2016(1-10)

4.316.369

3.688.029

8.004.398

628.340

Kaynak : TUİK

Dışa kapalı ekonomik yapısı, uyguladığı dış ticaret kontrolleri, yüksek gümrük tarifeleri, tarife dışı engeller, bankacılık ve ödemeye ilişkin sorunlar, iki ülke arasındaki ulaşım ağlarının yetersizliği ve sınır kapılarında karşılaşılan sorunlar gibi engeller nedeniyle 2003 yılına dek İran ile ticari ilişkilerimizin boyutu istenen düzeyde gerçekleşmemiştir. Benzer sebeplerle İran pazarında Türk firmaları ile rekabet edecek Avrupa firmalarının sayısı da sınırlıdır. Böyle bir ortamda Türkiye’nin İran ile coğrafi ve kültürel bağlarını kullanarak pazarda mevcut Türk malı imajını daha da geliştirmesi ve diğer ülkelere kıyasla rekabet avantajı kazanması mümkün görülmektedir. İran aynı zamanda Türkiye’nin Orta Asya pazarlarına açılımında da en kısa güzergahtır.

Dış Ticaret İstatistikleri

Türkiye’nin İran’a ihracatında önem arz eden başlıca ürün grupları; altın,çelik profil, lif kevha, otomotiv yan sanayi ürünleri, tütün ürünleri, sentetik iplik,inşaat  aksamı, plastik levha ve elektrik motırları başta olmak üzere çok çeşitli sanayi ürünleri sayılabilir.

Türkiye’nin İran’a İhracatında Başlıca Ürünler

GTİP 4lü

Ürün Adı

2013

2014

 

2015)

7113

Kıymetli metaller ve kaplamalarından mücevherci eşyası

17 779

818 503

 

857 622

4411

Lif levha, orta yoğunlukta

86 860

112 550

 

112 939

8708

Kara taşıtları için aksam, parçaları

62 197

78 254

 

83 876

8302

Adi metallerden donanım, tertibat vb. Eşya

41 285

76 988

 

32 120

2402

Tütün/tütün yerine geçen maddelerden purolar, sigarillolar ve sigaralar

49 908

68 590

 

78 736

9999

Başka yerde belirtilmemiş ürünler

74 744

65 414

 

42 815

2403

Homonize edilmiş tütün ve tütün yerine geçen madde hülasaları

63 097

64 502

 

54.621

4811

Kağıt/karton, selüloz vatka ve selüloz liften tabakalar

48 153

60 661

 

40 269

4418

Bina, inşaat için marangozluk, doğrama mamulleri

13 688

59 704

 

17 996

8481

Muslukçu, borucu eşyası-basınç düşürücü, termostatik valf dahil

47 245

59 164

 

47 540

7216

Demir/alaşımsız çelikten profil

59 706

55 670

 

19 536

5407

Sentetik iplik, monofil, şeritlerle dokumalar

40 399

55 495

 

48 804

8455

Metalleri haddeleme makineleri, bunların silindirleri

48 620

52 896

 

15 463

3004

Tedavide/korunmada kullanılmak üzere hazırlanan ilaçlar (dozlandırılmış)

84 782

43 171

 

23 962

3506

Diğer müstahzar tutkallar, yapıştırıcılar

64 350

42 842

 

41 420

8307

Adi metalden eğilip bükülebilen borular

792

37 395

 

811

9619

Bebek bezleri, kadın hijyenik ürünleri

18 304

37 076

 

82 852

3921

Plastikten diğer levhalar, yaprak, pelikül, varak ve lamlar

30 426

34 757

 

31 318

3916

Plastikten monofil, çubuk, profiller-enine kesiti > 1mm.

30 100

33 648

 

21 542

8536

Gerilimi 1000 voltu geçmeyen elektrik devresi teçhizatı

22 970

33 353

 

44 795

8409

İçten yanmalı, pistonlu motorların aksam-parçaları

21 756

29 169

 

24 826

3919

Plastikten, yapışkan levha, yaprak, şerit, lam vb. Düz şekilde

20 589

27 846

 

7 788

5603

Dokunmamış mensucat (emdirilmiş)

19 733

27 823

 

27 568

3925

Plastikten inşaat malzemesi

14 610

26 343

 

14 506

8431

Ağır iş makine ve cihazlarının aksamı, parçaları

24 108

26 229

 

21 434

6006

Diğer örme mensucat

1 649

25 955

 

17 266

8544

İzole edilmiş tel, kablo; diğer izole edilmiş elektrik iletkenleri; fiber optik k

15 057

25 900

 

10 436

4703

Sodalı ve sülfatlı odun hamuru

20 125

25 546

 

13 227

8418

Buzdolapları, dondurucular, soğutucular, ısı pompaları

7 057

24 989

 

25 482

3209

Sentetik polimerler esaslı; sulu ortamda eriyen/dağılan boya ve vernik

25 743

24 695

 

16 083

0802

Diğer kabuklu meyveler (taze/kurutulmuş) (kabuğu çıkarılmış/soyulmuş)

7 341

24 474

 

35 403

7013

Masa, mutfak, tuvalet, ev tezyinatı vb için cam eşya

11 565

24 391

 

14 939

9403

Diğer mobilyalar vb. Aksam, parçaları

19 956

24 098

 

26 800

8479

Kendine özgü fonksiyonlu makine ve cihazlar

14 529

24 090

 

1 732

4413

Yoğunluğu artırılmış ağaç (bloklar, levhalar, şeritler/profil halinde)

14 470

23 424

 

24 421

8516

Elektrikli su ısıtıcıları, elektrotermik cihazlar (şofbenler)

16 670

22 161

 

14 843

8414

Hava-vakum pompası, hava/gaz kompresörü, vantilatör, aspiratör

10 295

21 192

 

14 209

7604

Alüminyum çubuk ve profiller

15 699

20 514

 

20 412

3402

Yıkama, temizleme müstahzarları-sabunlar hariç

13 860

19 901

 

14 817

 

Toplam (Diğerleri Dahil)

4 192 511

3 888 292

 

3 665 217

İki Ülke Arasındaki Anlaşma ve Protokoller

İki Ülke Arasındaki Ticaretin Altyapısını Düzenleyen Anlaşma ve Protokoller

Kaynak: T.C.Ekonomi Bakanlığı

Anlaşma / Protokol

Resmi Gazete Tarihi ve Sayısı

İmza Tarihi

Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması

 

12.05.1980

Ekonomik, Sınai ve Teknik İşbirliği Anlaşması

 

09.03.1982

Ticaret Anlaşması

11.06.1997 (23016)

21.12.1996

Yatırımların. Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması

25.02.2005 (25738)

21.12.1996

Deniz Ticaret Seyrüsefer Anlaşması

15.06.1997 (23020)

21.12.1996

Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı İdari Yardım Anlaşması

01.08.2001 (24480)

23.11.2000

Türk Eximbank-İran İhracat Garanti Fonu (EGFİ) Mutabakat Zaptı

 

14.06.2001

Türkiye- İran 16. Dönem KEK Toplantısı Mutabakat Zaptı

17.04.2002 (24729)

26.12.2001

Çifte Vergilendirmeyi Önleme (ÇVÖ) Anlaşması

09.10.2003 (25254)

17.06.2002

Karma Ulaştırma Komisyonu Mutabakat Zaptı

22.01.2003 (25001)

26.09.2002

Veterinerlik Alanında İşbirliği Anlaşması

15.01.2003 (24994)

02.10.2002

Türkiye-İran 19. Dönem KEK Toplantısı Mutabakat Zaptı

 

21.02.2007

Ortak Ticaret Komitesi 3. Dönem Toplantısı

 

13.12.2007

Türkiye-İran Sınır Ticareti Ortak Komitesi 4. Dönem Toplantısı Mutabakat Zaptı

 

31.05.2008

Türkiye-İran Sınır Ticareti Ortak Komitesi 5. Dönem Toplantısı Mutabakat Zaptı

 

12.10.2008

Enerji Mutabakat Zaptı

 

17.11.2008

Türkiye-İran 20. Dönem KEK Toplantısı Mutabakat Zaptı

 

26.11.2008

Türkiye-İran 4. Dönem Ortak Ticaret Komitesi Mutabakat Zaptı

 

27.04.2009

Türkiye-İran Sınır Ticareti Ortak Komitesi 6. Dönem Toplantısı Mutabakat Zaptı

 

     07.2009

Türkiye-İran 20. Dönem KEK Toplantısı Mutabakat Zaptı

 

03.02.2010

24 Mayıs 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Ticaret Anlaşması, İran ile Türkiye arasındaki ticaretin artırılması ve bölgede ekonomik entegrasyonun sağlanması yolunda önemli bir husus olup; Van Gölü Kuzey Geçişi Projesi’nin ilerleyen yıllarda tamamlanması ile iki ülke arasındaki taşımacılığın süresinin kısalması ve taşınan yük miktarının artması, böylece bölge içerisinde ticaret ve yatırım koridorlarının geliştirilmesi mümkündür.

İhracat Potansiyeli Olan Başlıca Sektörler

İran ekonomisi bir dönüşüm yaşamaktadır. Özellikle turizm, enerji, bankacılık, petrokimya, telekomünikasyon, ulaştırma ve otomotiv sektörlerinde büyük fırsatlar sunulmaktadır. 

İran’ın turizm altyapısı uluslararası standartlarda geniş bir turist kitlesini ağırlamak için yeterli değildir. İran’ın turizm altyapısının oluşturulmasında, özellikle havaalanı, karayolu, otel ve konaklama tesislerinin inşaası, modernizasyonu ve işletilmesi konusunda iş imkanları mevcuttur. Ayrıca İran ile deniz taşımacılığı konusunda, özellikle Hazar Denizi’nde ve Karadeniz’de ortak faaliyetler yürütülebilir.
 

Türkiye-İRAN Yatırım İlişkileri

1983 yılında İran’da faaliyetlerine başlayan Türk müteahhitleri ve müşavirlik firmaları, 20 yıl aradan sonra 2004 yılından itibaren İran pazarına yeniden girmiştir. Türk firmaları İran’da bugüne kadar toplam 531 Milyon Dolar değerinde 22 adet proje üstlenmiştir.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, İran Enerji Bakanlığı ile 14 Temmuz 2007 tarihinde imzalanan Ortak Mutabakat Zaptı çerçevesinde, Güney Pars Doğal Gaz Sahası’nın Geliştirme ve Üretim Projesinin 22–23–24 nolu fazlarını üstlenmiştir. 

Tahran’da çoğu ithalat ve ihracat ile ilgilenen 100’e yakın Türk firması faaliyet göstermektedir. Tebriz’de 2005 yılında kurulan, ülkenin ilk ve tek Serbest Yabancı Yatırımcı Bölgesi’nde Türk işadamlarına ait 38 yatırım bulunmakta olup; bunların ikisi % 100 Türk sermayesi ile kurulmuştur.
 

İki Ülke Arasındaki Ticarette Yaşanan Sorunlar

İRAN İLE TİCARETTE KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Türk firmaları açısından uygun bir pazar olmasına rağmen, yoğun dış ticaret bürokrasisi ve mevzuatı, birtakım keyfi uygulamalar, piyasa ve denetim mekanizmasının işleyişindeki istikrarsızlık ve teknolojik yetersizlikler gibi sorunlar, İran pazarının firmalarımız için yeterli düzeyde sürdürülebilir olmaması sonucunu beraberinde getirmektedir. Devlet yapısının ağır işlemesi, kendini bütün alanlarda göstermekte ve yapılan işlemlerin nispeten uzun sürmesine yol açmaktadır.

İran'da çalışan yabancı personelden kanunda belirlenen miktarlar üzerinden vergi alınması ve bu matrahın yüksek olması, iş adamlarının karşılaştığı sorunlardan biri olup, yurt dışı çıkışlarında yatırımcılarımızdan istenen çıkış vizesi de bir diğer bürokrasiyi teşkil etmektedir. İkili ticarette karşılaşılan diğer sorunlar arasında ise; sınır kapılarındaki (özellikle Gürbulak) altyapı, personel, teçhizat ve donanım yetersizlikleri, İran’da bazı Türk ürünlerinin taklit edilmesi (cam mamulleri, hazır giyim markaları, bazı gıda maddeleri vb.), marka ve patent mevzuatının yetersizliği, Türk ve İran Bankaları arasında geçmiş dönemde yaşanan sorunlar nedeniyle teminat mektuplarının tanınmasında ve akreditiflerin açılmasında karşılaşılan problemler, standart ve kalite alanlarında karşılaşılan sorunlar yer almaktadır.

Orta Asya Cumhuriyetleri’ne yönelik ihraç ürünlerimizin sevkiyatında bir geçiş ülkesi konumunda olan İran ile kara taşımacılığı alanındaki ilişkilerimizde ortaya çıkan sorunlar, bu ülkelere yönelik ihracatımızı da olumsuz yönde etkilemektedir. Öte yandan, İran’ın Avrupa ülkeleri ile yaptığı ticarette Türkiye geçiş ülkesi konumunda olup, büyük bir TIR filosuna sahip olan İran, Türkiye ve Avrupa ülkelerinden yaptığı ithalatın İran plakalı araçlarla yapılması için zorlayıcı önlemler de almaktadır.

Türkiye ve İran’ın bazı ortak değerlere, kültürel benzerliklere ve ortak bir sınıra sahip olması ve İran’da çok sayıda Türkçe konuşan insanın bulunması gibi nedenlerle ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi açısından büyük bir avantaj mevcut bulunmaktadır. Bu avantajın iyi değerlendirilmesi her iki ülke menfaatleri açısından da büyük önem taşımaktadır. İran nüfusunun yaklaşık % 40’ını Türk kökenli Azeri nüfus oluşturmaktadır. Özellikle Doğu ve Batı Azerbaycan, Ardebil ve Zancan eyaletlerinde Türkçe çok yaygın olarak konuşulmaktadır. Ayrıca, ülke genelinde geniş bir kitle tarafından Türk televizyonlarının izlenmesi nedeniyle Türkçe konuşabilen insan sayısı artmaktadır. Buna ilaveten Türk üniversitelerinden mezun olan çok sayıda İranlı meslek sahibi ve iş adamı, ilişkilerin geliştirilmesi açısından büyük bir potansiyel teşkil etmektedir. Ancak her ülkede olduğu gibi, İran’da da Türkçe bilmeleri avantajına sığınarak bazı küçük ölçekli firmalarımızı mağdur eden bazı kişilere rastlanabilmektedir. Bu nedenle İranlı firmalarla ticari bağlantı kuracak Türk firmalarına mutlaka yazılı bir sözleşmeye dayanarak, uluslararası ticarî kurallar çerçevesinde, akreditifli çalışmaları ve İran’la ticari tecrübesi olmayan ihracatçılarımızın kesin bağlantıya girmeden önce mutlaka T.C. Tahran Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği ile irtibata geçmeleri tavsiye edilmektedir.

Özellikle İslam devrimi sonrası ticari yaşamın kendine özgü özellikler kazandığı İran’da ticari acenta ve distribütörlük aracılığı ile iş yapma biçimi oldukça yaygınlaşmıştır. Bu bakımdan İran pazarına girmek isteyen Türk iş adamlarının bu ülkede bulacakları bir acenta ya da aracı, çok işlerine yarayabilir. İran’a tekstil ve dokuma ürünleri ithalatı yasak olmasına karşın bu ülke piyasasının Türk malı kumaş ve giysilerle dolu olması, acenta ve distribütör yapısının pratik yararını kanıtlayan güzel bir örnektir. Nitekim fiyatları Avrupa ülkelerine göre ucuz sayılan ve kaliteli bulunan Türk ürünlerine de oldukça rağbet edilmektedir. Devletin ekonomideki ağırlığı sebebi ile tek ürünlü pazara sahip olan İran'da, lüks tüketim malları sınırlı sayıda bulunmakta ve cazip bir pazar olma özelliğini sürdürmektedir.

Son dönemde ülkemizde yaygınlaşan ISO 9000 standartları İran’da da geçerlidir. Öte yandan İran’a ihraç edilecek her nevi ambalajlı mamullerin üzerinde kolay okunabilir ve anlaşılabilir Farsça kullanım bilgilerinin bulunması, bu ülke yasaları uyarınca zorunludur. İran’da Merkez Bankası sıkı bir kambiyo kontrolü uygulamaktadır ve yaptığı ihracat karşılığı parasını Türkiye’ye transfer edecek olan iş adamlarının akreditif seçeneğini kullanmaları halinde İran Merkez Bankası onayını almaları zorunludur.

İranlı firmaların ithalat yapabilmesinin, alacakları döviz tahsisatı ve ithal iznine bağlı olması, yürürlükte olan ihracat karşılığı ithalat uygulamasının, ülkemiz için Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerine kıyasla çok düşük oranda tatbik edilmesi, teyitli akreditif açılamaması, Türk bankaları tarafından verilen teminat mektuplarının İran bankalarınca kabul edilmemesi ve ayrıca İran’ın ithalat rejiminde çok sık değişiklikler yapılması iş adamlarımızın dikkate alması gereken diğer konular arasındadır.

10 Mart 2009 tarihli ve 27165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” ile bankaların konvertibl kabul edecekleri ve akreditif açacakları döviz cinsinin belirlenmesi ile ilgili Merkez Bankasının tek düzenleyici kurum olma özelliği kaldırılmış ve Merkez Bankası’nın yanı sıra tüm bankalara kendi işlemlerinde sözkonusu döviz cinslerini belirleme yetkisi getirildiği belirtiltilmiştir. Yine, yakın dönemde Fars Haber Ajansı, İran ‘İhracatı Geliştirme Bankası’nın döviz sepetine Türk Lirası’nı da ekleme kararı aldığını duyurup, İranlıların bundan sonra, ihracat, ithalat ve bankacılık işlemelerinde istemeleri halinde Türk Lirasını kullanabilecekleri kaydedilmiştir.

Bununla beraber, gerek bankalarımızın çekinceleri ve gerekse de sağlıklı ödeme siteminin tam anlamıyla kurulamamış olması sebebiyle, ihracatçılarımızın İran'a yapacakları ihracatlarında ödemelerin garanti altına alınabilmesi ve İhracat Kredi Sigortası önem arz etmektedir. Bu meyanda, İran başta olmak güneydeki komşu ülkelere yönelik olarak uygulanacak İhracat Kredi Sigortası limitlerinin mümkünse artırılması, bunun özellikle bölge ülkeleri ile ticaret yapan firmalarımıza duyurulması ve sigorta maliyetlerinin ihracatçılarımıza yüksek külfet getirmeyecek şekilde düzenlenmesi ile alternatif ödeme ve sigorta sistemleri üzerinde çalışmaların yapılmasının ikili ticarette firmalara cesaret vereceği düşünülmektedir.

İran’a yapılacak her türlü ithalatta İran Ticaret Bakanlığı’nın ve o ürün ile ilgili Bakanlığın izni zorunludur. Bunun yanında kimi dönemlerde iç fiyatları aşağı çekebilmek amacıyla özellikle bazı tarım ürünlerine ihracat yasağı getirilebilmektedir. Son olarak İran’da, özellikle Tahran’da, düzenlenen uluslararası ihtisas fuarlarına Türk ihracatçılarının katılması ve müteahhitlik hizmetleri alanında işbirliği yapılması tavsiye olunmaktadır. İki ülke arasında yer alan, başta Gürbulak olmak üzere, Esendere ve Kapıköy Gümrük Kapılarında yaşanan altyapı eksikliklerinin giderilmesine yönelik çalışmalar ise Gümrük Müsteşarlığı tarafından sürdürülmektedir.

İran’dan yurt dışına yapılacak döviz havalelerinde ve akreditif açılması işlemlerinde gerekli dövizin Riyal karşılığının bankaya yatırılmasını müteakip, banka vasıtasıyla Merkez Bankası’ndan temin edilmesi veya ihracatçı şirketlerin yaptıkları ihracat karşılığı yurt dışından temin ettikleri dövizin kullanılması önem arz etmektedir.

İran ile iş yapan firmalar peşin ödeme, akreditif, vesaik mukabili veya mal mukabili ödeme yöntemlerini kullanabilmekte olup; uygulamada iki çeşit ödeme yönteminin sıklıkla kullanıldığı görülmektedir. Bunlardan birincisi, ithalatçı İran firmasının gerçekleştireceği ithalat tutarında meblağı (ya da bu meblağa tekabül eden gayrımenkulü) bankasına bloke/ipotek ettirmesi ve bankanın da bu blokaj (ya da ipotek) karşılığında parayı yurt dışındaki ihracatçı firmaya transfer etmesi ve azami bir yıl sonra parayı ithalatçı firmadan tahsil ederek blokajı/ipoteği çözmesi şeklindedir. Böylece ithalatçıların nakit ödeme sorunu aşılmaktadır. İkinci ve daha riskli bir yöntem ise adeta bir banka ve bir gümrük komisyoncusu gibi çalışan “sarraf”ların aracı olarak kullanılmasıdır. Bu yöntemde ithalâtçının ithal etmek istediği mala ilişkin ödemeyi çalıştığı sarrafa vermesinden sonra, ihracatçı da malı sarrafın (ithalatçının değil) adına ve genellikle CIF teslim şekli üzerinden göndermektedir. Sarraf, gelen malı alıcısına, parayı ise satıcısına teslim etmekte ve bu işlem için önceden anlaşılan komisyonu alarak görevini tamamlamaktadır.

Bunlarla beraber, 26 Temmuz 2010 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararla İran’a yaptırımlar konusunda ABD ve AB tarafından uygulanacak yaptırımlar önem arz etmekte olup, bu meyanda özellikle ödemelerin bankacılık kanalıyla yapılmasında bir takım endişeler firmalarımız tarafından dile getirilmekte ve bankalar akreditif konusuna sıcak bakmamaktadır. Bununla ilgili bu soruna bir çözüm bulunması konusu aciliyet arz etmektedir.

 

Fulya Mahallesi, Büyükdere CD. Osman Bey Apt.
No: 52 K.3 D.6 Mecidiyeköy | İstanbul

+(90) 212 – 217 20 50 pbx

info@tisiad.org | © 2016 Tisiad - Tüm Hakları Korunmaktadır